1 Temmuz 2023 Cumartesi

Galaktik Trenyolu'nda Gece Vakti (Kitap)

 


 Her yaştan insanın okuyabileceği ve bir oturuşta bitirebileceği tatlı bir kitap. Yazarı 1933'te ölmüş. Kitap eski olmasına rağmen sanki çocukluğumuzdan bir kitap okuyor gibi hissettim. İnsanı farklı dünyalara götürüyor.

  Ana karakter Giovanni adındaki bir çocuk. Derste öğretmen Samanyolu Nehri'nden bahsediyor, çocuklara sorular soruyor. O gün Samanyolu Festivali olduğu için ders sonunda öğretmen akşam herkesin dışarı çıkıp gökyüzünü izlemesini istiyor.

  Giovanni evden ayrılıp festivali görmek için yola düşüyor. Ancak beklenmedik şekilde kendini bir trende buluyor, yakın arkadaşı da yanında. Tren birbirinden ilginç duraklarda ilerlerken garip yolcular onlara eşlik ediyor. Giovanni'ye hiç bitmeyecek gibi gelen inanılmaz yolculuk bir zaman sonra sonlanıyor.

 Yazarın hayal gücü ve zengin anlatımı ile kitabı keyifle okudum. Karakterler birbirinden renkliydi. Çok fazla beklentiye girmeden okunabilecek tatlı bir kitaptı. Okurken biraz Alice Harikalar Diyarında esintisi aldım. :) Biraz da duygusal bir yanı vardı.


 Bu manzaraya şahit olan Giovanni, iliklerinde hissettiği yalnızlığın doldurduğu gözlerini göklere çevirdi.

 Hemen karşısında görünen şehir, belli belirsiz parlayan binlerce yıldıza ya da devasa bir sis bulutun dönüşmüştü gözleri önünde.

 Nasıl yani? Bu basbayağı şeker. Çikolatadan daha lezzetli hatta. Şekerden yapılmış bir kaz uçabilir mi ki? Bu adam kesin kırsal bir yerlerden gelen şekercinin teki. Yine de adamın önce şekerini yiyip sonra onu küçük görmek doğru olmaz, diye içinden geçirirken elindeki kaz bacağını yemeye devam ediyordu.

 Üstüme iyilik sağlık! Turnayı gözünden vurdun, bu bilet o kadar değerli ki... Bununla göklerin ötesine bile seyahat edebilirsin! Göklerin ötesini de geçtim, gönlünden geçen her yere gidebilirsin!


26 Haziran 2023 Pazartesi

Silmarillion (Kitap)

 

"Ilúvatar, Ainur'un şarkısını izlenir görülür bir hayale çevirdi ve onlar da seyrine daldılar, karanlıkta parlayan bir ışık gibi; işte bu Müzikte can verildi Dünya'ya."



 Tolkien'in eseri olan kitap yazarın ölümünden dört yıl sonra oğlu Christopher Tolkien tarafından yayımlanmıştır. Yazarın uzun yıllar boyunca emek vererek yazdıklarını zor da olsa derleyerek kitaplaştırmış Christopher. Bu yüzden onu takdir ediyorum, her evlat anne/babasının eserinin ardında bu kadar güçlü duramaz. Yoğun bir çabanın ürünü olan Silmarillion'un gün yüzüne çıkmadan silinip gitmesi kötü olurdu.  Yüzüklerin Efendisi'nden önceki döneme ışık tutuyor eser. Kitabın başında Christopher'in notları var, ardından Tolkien'in mektubuna yer verilmiş ki bu mektup bile yazarın oluşturduğu dünyaya derin bağlılığını, titizliğini gösteriyor. 

  Kitap destansı bir şekilde Ilúvatar'ın Ainur'u ve ardından yaşanan karmaşa sonrası dünyayı yaratışı ile başlıyor. Ainur kelimesi çoğul olarak kullanılmış. Onların hepsi Ilúvatar'ın amacına hizmet ederken içlerinden sadece Melkor (Morgoth) kötülüğün sembolü haline dönüşüyor. Arda (dünya) şekillenmeye başladığında Valar olarak adlandırılan Ainur çok çalışır. Ancak Melkor Valar olarak adlandırılmaz, o kibirine yenilmiştir ve kötülük peşindedir. Kendi ordusunu toplayıp gizli işlere kalkışır, Valar'ı karşısına alır. Aralarında çatışma başlar ve Melkor dünyanın güzelleşmesi için çalışan Valar'a karşı koyar. Sonra cüceler, elfler var olur. Elflerin Valar'a olan saygısını çekemeyen Melkor türlü dedikodularla onları isyana teşvik eder. Dünya hep karanlık ve aydınlık arasında gidip gelir Kitaba ismini veren Silmaril denen benzersiz mücevherler de bir elf tarafından yapılıp içine ışık konmuştur. Melkor bu kez Silmarillere göz diker. Sonda ise yüzüklere ve bildiğimiz karakterlere değinilmiş.  Onları okumak güzeldi. :)

 Tolkien Silmarillion ile oluşturduğu fantastik dünyayı Yüzüklerin Efendisi'ne göre çok daha geniş bir açıdan ele almış. Yüzüklerin Efendisi bir evin penceresinden dışarıya bakmak gibiyse Silmarillion o evin hiç olmaması, yani her yanı görebilmenizdir. O yüzden çok fazla karakter ve mekân var. Tüm bunların kafada bir bütünlük oluşturması zor. Yani sakin kafayla ve dikkatli okunması gereken bir kitap. Bu yüzden bitirmem bayağı vakit aldı. Kitabın sonunda da uzun bir isimler indeksi var. 

 Gizli Gondolin şehri, Beren ve Lúthien'in romantik ve hüzünlü hikayesi, Húrin'in soyunun laneti de ilgi çekiciydi. Bu kitapta temeli oluşturulan bu şehir ve karakterleri farklı kitaplarda görebilirsiniz. (Gondolin'in Düşüşü, Húrin'in Çocukları, Beren ile Lúthien) Yan karakterlerden Huan ve Beleg'i çok sevdim, ikisi de mertti ve iyi ki varlar dedirtti bana. Onları daha fazla okumak isterdim. :) Kitap bittiğinde koca bir ansiklopedi bitirmiş gibi hissettim ama okuduğuma değdi. 😊


 Fakat Melkor'un patırtısı yükseldi yeniden başkaldırarak bu yeni ezgiye ve eskisinden de şiddetli bir savaş koptu sesler arasında, ta ki Ainur'un büyük bir kısmı derin bir yılgınlıkla kesene dek şarkılarını orta yerinde.

 Işık yenildi ve soldu, fakat arkasından gelen Karanlık, kaybolan ışıktan daha çoktu. 

  Ve sonra verdi son nefesini, ama ne bedeni toprağa gömüldü, ne de bir mezarı oldu, çünkü ruhunun aleviyle bedeni küle döndü ve duman olup süzüldü.

 Onların kılıçlarının da öğütlerinin de iki yüzü var.

 Ama senin için verilmiş hükmü reddetmezsen, Lùthien ya terk edilip kuşkusuz yalnız ölecek, ya da senin önünde uzanan umutsuz ve aynı zamanda belirsiz yazgıya seninle birlikte kafa tutacak.

 Sürünerek gelen kötülüğün sizi bulamaması için gururunuzun taşlarını söküp atın gürültülü nehre.


22 Haziran 2023 Perşembe

Tale of the Nine Tailed (dizi)



 Serinin ilk sezonunu izledim. Oldukça keyifliydi, uzun süredir bu kadar hızlı bitirmemiştim bir diziyi. :) 

  Hikaye çok eskilere dayanıyor. Asırlardır yaşayan dokuz kuyruklu tilki Yeon bir dağ ruhuyken bir insana aşık olur. Onu yenmeye çalışan büyük düşman ise bunu kullanır ve ikisini ayırır. Yeon çok üzülüp aradan geçen asırlara rağmen kızın yeniden doğmasını bekler. Bir gün sevdiği ile aynı yüze sahip kızla karşılaştığında olaylar yeniden başlar. Yeon'un başı bir de kardeşi Rang ile derttedir. Rang da asırlardır abisinden intikam alacağı günü bekleyerek yaşamıştır.

 Dizide beklenmedik gelişmeler ve sürprizlerin bol olması heyecanı hep dozunda tutmuş, bu yüzden hiç sıkılmadan izledim. Her ne kadar konu bir aşk hikayesi üzerine kurulu olsa da ben abi kardeşin hikayesini daha çok sevdim. Zaten daha diziye başlamadan Rang karakterini sevmiştim, çünkü onu Kim Bum oynuyor. Aradan geçen yıllara rağmen hiç değişmemiş.😃 En güzel gülüşe sahip olduğunu düşündüğüm oyuncuyken şimdi bir de en güzel ağlayan olduğunu gördüm. :)) Rang diziye en renk katan karakter olmuş bence, abisine olan aşırı sevgisi onda takıntıya dönüşmüş. Ters köşeleriyle hep şaşırttı bizi. 





(gifler: tenor.com)

 Aksiyon sahnelerini sevdim, dizi boyunca gizem ve belirsizlik hep devam etti,  final benim için dramatikti. İzlediğime çok memnun oldum. Biraz ara verip sonraki sezona geçeceğim. :) Tanıtım videosunu koymak isterdim ama boşver dedim iki kardeşin videosu ile veda ediyorum, spoiler içerir. 😀 



13 Haziran 2023 Salı

Harikalar Çıkmazı Alis (Kitap)

 



 Bu kitaba biraz kafam dağılsın diye başlamıştım, bu sıralar okuma konusunda yavaşım ve çok iyi geldi. Sevgili kitapkeşfine tekrar teşekkür ediyorum, sayesinde bu güzel kitabı okuma fırsatım oldu. 😊Spoiler vermeden konuyu anlatmaya çalışayım. Pek bilgim olmadan başladığım için pek çok şey sürpriz oldu bana da. :)) 

 Ece tek başına yaşayan ve geçimini zar zor sürdüren bir genç kız. Geçmişindeki acılarını hâlâ unutamamış, bir gün eski arkadaşı Arzu arayıp önemli bir haber verince mahallesine dönüyor. Uzun süredir annesini arayan Ece annesinden gelen bir notla daha da şaşkına dönüyor. Arzu'nun yardımı ile geçmişteki bazı sırları ortaya çıkarabilme umudu ile Karhan Holding'de işe girer. Çünkü yıllardır sonuçlanmasını beklediği dava zaman aşımına uğramak üzeredir. Ancak onla aynı anda işe başlayan takım yöneticisi Mete zorlu biridir ve kızın burnundan getirir. Ece'nin üç ay boyunca her şeye sabretmesi gerekmektedir.

 Şirkette herkesin oynadığı ve dilinden düşürmediği Allies oyunu ihanet üzerine kurulu dünya çapında bir oyundur. Ece ise hep çok çalışmak zorunda kaldığı için oyun hakkında pek fikri yoktur. Söylentilere göre oyunun kurucusu bir Türktür ve kimse onun kim olduğunu bilmemektedir. 

 Kitabı elimden bırakamadım ve kısa sürede bitirdim. Yazarı ilk kez okudum ama anlatımı çok iyi, akıcıydı. Yazar merak unsurunu hep ön planda tuttuğu için dizi izler gibi okudum resmen. Bana Kore dizilerini anımsattı, keşke dizisi çekilse de izlesek. :)) Kitapta şaşırtan şeyler olduğu gibi bir kısmı önceden tahmin edilebilirdi. Yine de bu heyecan duymamı engellemedi. Sonunu sevdim, yüzümde bir tebessümle bitirdim. Yerli bir yazardan böyle hayal gücüne dayalı ve bulmaca çözer gibi ilerlediğim bir kitabı okumak beni mutlu etti. Kitabın daha tanınmış olmasını isterdim, çok sevdim. Tavsiye ederim herkese. :)) Yazmadan edemeyeceğim Mete ve Sarp'ı çok sevdim ve tabi çocuk ruhlu Ece'yi de. 😊

 "Belki belli bir başlangıcı, sırası yoktu bu kâbusun; içi kirlenmiş ikiyüzlü beyazlar, acının derinliğine has bir kırmızı ve her defasında yeniden denemesi için onu kandırıp sahte umutlar saçan grilerle doluydu. Ama sonu hep aynıydı. Derin, sessiz bir karanlık..."

 "İşte az önce aklımda taslak halinde kalmış mutluluğun, gereksiz satırlar gibi üstü çizildi..."

 "Bazı insanlara mal mülk miras kalırken bazılarına da bedeller miras kalır."

6 Haziran 2023 Salı

Drizzt Efsanesi 8.Kitap Yıldızsız Gece


  Seriye çok ara verdiğimi fark edince hemen devam etmeye karar verdim. 😀

 Drizzt Do'Urden, kara elflerin cücelerin diyarına saldırması üzerine kendini suçlu hisseder. Saldırıların arkasının geleceğini ve ırkının kendini bırakmayacağını düşünen Drizzt dostlarını terk eder ve Karanlıkaltına geri döner. Ancak hesaba katmadığı bir şey vardır, onu çok önemseyen insan dostu Catti-brie Drizzt'in arkasından yollara düşer. 

  Yeraltının tehlikeleri ile tekrar yüzleşir Drizzt ve savaşmaya başlar. Bir an gelir ki her şeyin kendi kibrinden kaynaklandığını, bu kadar kişiye karşı asla kazanamayacağını anlar. Öldü sandığı kiralık katil Entreri ile orada karşılaşması ise onun için tam bir sürpriz olur. Bir kara elf olan paralı asker Jarlexle için çalışmak zorunda kalan Entreri için hayat çekilmez hale gelmiştir. Artık tek amacı onu tekrar yüzeye çıkaracak bir yol bulmaktır.

 Bu kitabı da keyifle okudum. Yazarın anlatımı akıcı, ne ara bitti anlamadım. Düşünceli Drizzt'in bazı şeyleri gözardı edip kendi yolunu çizmesi onu savunmasız hale getirmiş. Çünkü ne olursa olsun her şeyi tek başına halletmeye alışkın biri ve fazla gururlu. Seçimleri onu hızla çıkmaza sürüklerken ummadığı gelişmeler yaşanır. Halkının zulmüne yine tanık olduğunda kendi seçimini bir kez daha sorgular.

 Bu kitapta paralı asker Jarlexle'e daha çok yer verilmiş. Diğer acımasız kara elflere göre renkli ve dikkat çekici olduğu kesin. Kendisi gizli bir casus gibi hareket ettiği için herkesin sırrını ve açıklarını iyi biliyor. Korkusuz ve oyuncu yanı onu hep üst mevkilere taşımış. Bu kez oynadığı oyun ve incelikli planını ilgiyle okudum. Kaosu seven biri olduğu için ortalığı karıştırmaya bayılıyor. Özellikle kendi ırkına karşı takındığı tavrı okumak keyifliydi.

 Entreri ise en nefret ettiği kişi, Drizzt'i zalim elflerin eline bırakmamakta kararlı. Her zaman durumu lehine çevirmeye çalışıyor. Onu gördükçe geçmişini daha merak ediyor ve bilgi sahibi olmak istiyorum. :) 


 O ışıksız koridorlara geri dönüşüm hayatımda yaşadığım en zor yolculuk olup çıktı. Yine o vahşi avcıya dönüşmek, hayatta kalabilmek için her an o içgüdüsel hazır olma durumunu yaşamak zorunda kaldım.

 Entreri neredeyse bir drow olmayı, felaketin eşiğinde oyun oynayıp tıpkı Jarlexle'ın yaptığı gibi kendisine bir mevki edinmeyi dileyecekti. Neredeyse.

 Menzoberranzan adındaki örümcek ağının etrafımı sarmaladığını fark ettiğim zaman hatamı anladım: hatam kibirdi.

 Eğer kalbi bu kadar bozulmuş olmasaydı onun nasıl biri olacağını sık sık merak ederim. Ama merakımı acımayla karıştırmıyorum. Entreri'nin şartları benimkinden iyi değildi. Bu mücadeleden hem vücuduyla, hem de kalbiyle galip çıkabilirdi.


3 Haziran 2023 Cumartesi

Okuduklarım, izlediklerim, hediyelerim...

 

 


 Merhaba arkadaşlar. Okuma konusunda biraz yavaşladım, sizin nasıl gidiyor? :) Pek işim de yok aslında ama harekete pek geçemiyorum. Bu aralar tembellik var üzerimde. :) Şu an Silmarillion ve Drizzt Serisi'nin 8. kitabı Yıldızsız Gece'yi okuyorum. 😊

 Sevgili kitapkesfi bana güzel bir sürpriz yaptı. Hediyelerini çok sevdim, Pirinç Kenti'ni çok merak ediyordum, teşekkürlerimi iletiyorum kendisine. 😊🌺💓

 



  İzlediklerim ise Demon Slayer'in trende geçen ek bölümleri. Daha sonra 2.sezondan devam ederim. Bir de bir Kore dizisine başladım. Her yerde o kadar çok rastladım ki izleyim artık dedim. :) Tale of the Nine Tailed. Güzel gidiyor, bakalım ne zaman bitirebileceğim. :) 


30 Mayıs 2023 Salı

Kimetsu No Yaiba (Demon Slayer)- (Anime)

 


 Bir süredir merak ettiğim bir animeydi. 26 bölümden oluşan ilk sezonu izledim. 

 Tanjiro evden ayrıldığı bir sırada ailesi iblislerce katledilir. Sadece kız kardeşi yaşıyordur, o da iblise dönüşmüştür. Tanjiro kız kardeşini tekrar insana dönüştürmenin yollarını arar. Bir ustadan eğitim alır ve zorlu bir sınavı aşıp İblis Avcısı Loncası'na katılır. Verilen görevler neticesinde iblisleri yok etmeye başlar. 

 İzlemesi keyifli bir animeydi. Kurgusu sağlam diyemem ama dövüş sahnelerindeki görselliğe hayran kaldım. Tanjirocum merhametli, duygusal yanıyla en sevdiğim oldu. Zenitsu çocuğum nasıl bu kadar yaygaracı olabiliyorsun, seni gördükçe ağzına bant yapıştırasım geldi hep. Neyseki içinden zaman zaman çıkan güçlü kişilik sayesinde sana katlanabildim.😅 İnosuke deli danalar gibi oradan oraya saldırmayı kes, bir ayakların yere bassın ya, güzel yüzünü de saklamak için kullandığın şeye bak ayrıca. 😅 Tanjiro'nun kız kardeşi Nezuko ne tatlı öyle ya. ☺🌺 Giyuu karakteri de soğuk görünüyor ama adil biri, üst seviyeli bir iblis avcısı olmasına rağmen Nezuko'nun diğer iblislerden farklı olduğunu anladığında onu serbest bırakmıştır. O yüzden onu da çok sevdim, aklı bir karış havada değil en azından, olgun biri. :)) İstemsizce sevimli Kanao ve Tanjiro'yu yakıştırdım ya ben. 😆

 Aralara dram da katmışlar, bu tür animelerin olmazsa olmazı ama Naruto gibi dramı dibine kadar yaşatan animeleri izledikten sonra fazla etkilemedi buradakiler. 😃 Sanırım en etkilendiğim kısım her şeye rağmen Nezuko'nun insani yanını bırakmaması oldu. Sevgi dolu bir ailede büyümenin gücü bu olsa gerek.

 Karakter gelişimleri daha iyi olabilirdi. Bazı karakterlerin absürtlükleri yıldırdı beni. Komedi olsun diye uzatılan kısımlarda sıkıldım biraz. Dövüşlerin kalitesi ise mükemmeldi, görsel şölen adeta. Hele de Tanjiro ve kardeşinin birlik olduğu kısımlar, aralarındaki bağ çok iyiydi. 19. bölümün sonuna tek kelimeyle bayıldım, aynı anda pek çok duyguyu yaşattı bana. 😃 Finali ise gerilimli ve merak uyandırıcı bitti, devamını izlemem gerekecek. :)) 

(Gifler tenor.com'dan alınmıştır.)


Tanjiro

Zenitsu

İnosuke

Giyuu vs. Nezuko

Kanao vs Tanjiro






20 Mayıs 2023 Cumartesi

Badem (Kitap)

 

 "Onu neden bulmak zorundasın?" diye son kez sordu.

 "Çünkü o benim arkadaşım."

 


 Sevgili kitapkeşfinin hediye ettiği kitaplardan biriydi. Konusu farklı olduğu için ilgiyle okuduğumu söyleyebilirim. Beklediğimden çok daha güzeldi. 😊

 Kitap aleksitimi (duygusal sağırlık) hastalığından muzdarip bir karakterin gözünden anlatılıyor. Doğduğundan beri hiç gülmeyen ve duyguları anlayamayan Yunjae herkesin dikkatini çekmektedir. Nerede nasıl davranacağını bilemeyen ve olaylar karşısında tepkisiz kalan biridir. Bu yüzden annesi ve ninesi onu bir süre eğitir, daha doğrusu yapması gerekenleri ezberletirler. Ancak genç yaşında bir başına kalan Yunjae bir şekilde yaşamını sürdürmeye, okuluna gitmeye devam eder. Günün birinde toplum tarafından dışlanmış, serseri Gon ile tanıştığında hayatında farklılıklar meydana gelir. İki zıt karakterin birbirini anlama süreci başlar.

 Aleksitimi hakkında farkındalık oluşturan kitabı ilgiyle okudum. Yazarın akıcı ve sıkmayan anlatımı ile sayfalar su gibi akıyor. Karakterimiz farklılığı yüzünden çok yadırganıyor, ancak zaten hisleri olmadığı için bu duruma aldırmıyor. Onun gözünden dünyayı görmek güzeldi, bir şeyleri anlamlandırma çabasını dokunaklıydı. Özellikle son kısmı çok etkileyici buldum, değişik hislere büründüm. Badem benim için özel kitaplar arasında yerini aldı. Yazar kitabın sonundaki notunda bu iki karakteri nasıl oluşturduğunu ve hislerini de aktarmış. İyiki de yazmış böyle bir kitabı. 😊


 Bense hissettiklerimi ifade edememekten ziyade öncelikle ne hissettiğimi tanımlayamıyordum.

  Korkunun bilinmemesi, yüreklilik değildir.

 Daha fazla insanla tanışıp, daha derin sohbetler ederek insanoğlunun tam olarak ne olduğunu öğrenmek istiyordum. 


8 Mayıs 2023 Pazartesi

Deliliğin Dağlarında (Kitap)

 

 Bilinmeyenin dehşeti her yanımızı sardı. Yüce Eskiler uyanıyor.



 Kitap, jeolog olan karakterimizin yeni keşifle ilgili endişeleriyle başlıyor. Engellemeye çalışsa da sözünü dinletemediğinden bahsediyor. Devamında hikayenin başına dönülüyor. 

 Jeolog, Miskatonic Üniversitesi'den bir ekiple araştırma için Antartika'ya gider. Prof. Pabodie'nin geliştirmiş olduğu delgi sayesinde buzulların içine girip fosillerle ilgili kanıtlar toplarlar. Sonra insan ırkından çok daha önce orada yaşamış olan beklenmedik bir türe rastlarlar. Ekipten Lake bunların bitki mi hayvan mı olduğunu kestirmekte zorlanır. Kamp yerinden ekibin geri kalanına sürekli mesaj yollar ama fırtına yüzünden bir süre sonra iletişim kesilir. Sonunda arkadaşları Lake'in kampına vardığında orada büyük bir yıkım yaşandığını görür.

 Yazardan okuduğum ikinci kitap ve yazarın üslubunu seviyorum ben. Kendinden emin şekilde yazdığını hissedebiliyorum okurken, o yüzden bir yandan gerçekçi geliyor o olağanüstü hikaye. En çok bunu seviyorum sanırım, doğaüstü bir konunun gerçek gibi önümüze serilmesini. Gelgelelim kitapta o kadar detay, açıklama, betimleme var ki bir yerden sonra okumakta zorlandım. Sanki roman değil, bilimsel bir makale okuyordum. Yazar biyoloji, tarih, coğrafya, bilim her şeyi kullanmış. Her ne kadar ortada dehşetli bir şeyler varmış gibi anlatsa da pek bana geçmedi. Çünkü sadece anlatıp duruyor, diyalog yok denecek kadar az, siz bir yerden sonra kopuyorsunuz. Yazarın Karanlıkta Fısıldayan adlı kitabı çok daha heyecan vericiydi, okumak isteyen ondan başlayabilir. Buna rağmen yazarın emeği göz ardı edilemez.


 Bulutlu günlerde karla kaplı yerin ve göğün, ikisi arasında ayrım yapmayı sağlayacak görülebilir bir ufku olmayan, gizemli, menevişli bir boşluk halini alma huyu yüzünden uçmakta zorlanıyorduk.

 Yapılan üstünkörü otopsi, bu görülmedik varlığı sınıflandırmaya yardımcı olacağına, onun gizemini daha da derinleştirmişti.

 O günden sonra onumuz da -ama herkesten çok ben ve öğrencilerden Danforth- duygularımızdan hiçbir şeyin silip atamayacağı ve eğer yapabilirsek insanlıktan saklayacağımız, gizli dehşetlerin iğrenç bir şekilde güçlenmiş dünyasıyla yüz yüze gelmek zorundaydık. 



24 Nisan 2023 Pazartesi

Güz Alacakaranlığı Ejderhaları (1.Kitap)

 



 Ejderha Mızrağı Destanı'nın ilk kitabını okudum. Okuma sürecim çeşitli sebeplerle uzadı biraz, bundan sonra daha fazla okumaya gayret edeceğim. :)

  Eski dostlar söz verdikleri gibi yıllar sonra tekrar buluşur. Ancak hiçbir şey eskisi gibi değildir. Savaş söylentisi ve çıkan karmaşa herkesin kafasını karıştırmaktadır. Elfler, cüceler ve diğerleri büyük sorumluluk alarak harekete geçerler. Pek çok engeli aşarak düşmana yaklaşırlar. İyi ve kötünün savaşı...

 Kitapta çok karakter var, alışmak biraz zaman alıyor. Konu ilgi çekici, macera bol ama yazarın anlatımını sade buldum. Karakterler de biraz yüzeysel kalmış, çok bağlandığım biri olmadı. Büyücü Raistlin gizemli ve ayakları yere basan yanıyla en ilgi çekici olan karakterdi. Onun hakkında daha fazla şey okumak isterdim. Bir de her koşulda neşeli kalabilen, sevimli Tas'ı sevdim. Olaylara çok odaklanıldığı için karakterleri yeterince tanıma fırsatımız olmadığını düşünüyorum. Devam kitapları daha detaylıdır belki. Vakit geçirmek için güzel bir seri olduğunu düşünüyorum. 



8 Nisan 2023 Cumartesi

Tomorrow (Dizi)

 

 


 Ne zamandır Kore dizisi izlemediğim için Tomorrow'a başladım, beklediğimden daha güzeldi. 

 Uzun süre işsiz kalmaktan bunalan Choi Joon Woong köprüye gider ve orada birinin intihar etmek üzere olduğunu görür, adama yardım etmeye çalışırken kendi de düşer ve komaya girer. Sonra ruhu bedeninden ayrılır ve karşısında garip birileri belirir. Ölüm meleği olduğunu söyleyen kişiler onu alıp kendi mekanlarına götürür. Eğer Choi 6 ay yanlarında çalışırsa komadan çıkacaktır.

 Böyle başlayan dizi her bölümde farklı olayın işlenmesi ile devam ediyor. Choi'nin katıldığı Risk Yönetim Ekibi'nin görevi intihara meyilli kişileri durdurmaktır. Konu intihar olunca genelde dramatikti bölümler. Kişinin içinde birikenlerin aniden patlak vermesi ve son ana kadar kimsenin tehlikeyi fark etmemesi detayları üzücüydü. Dizi ilerlerken aynı zamanda ekiptekilerin de geçmiş yaşamlarını öğreniyoruz. Hepsinin acı hikayeleri vardı. Son birkaç bölüm özellikle heyecanlıydı, pek çok sır çözüldü.

 Diziyi değindiği konular nedeniyle etkileyici buldum. İnsanlardan baskı görme, psikolojik ya da fiziksel şiddete maruz kalma büyük hasarlara yol açabiliyor. Açıkçası ekiptekilerin kendini tutamayıp suçlu kişileri öldüresiye dövdüğü yerlerde içime su serpildi. Bazı insanlar akıllanmıyor çünkü ve merhameti hak etmiyor.



Nisan Yağmurları

  Merhabalar, hayatın akışına kapılıp burayı unutuyorum bazen. :) Eskisi kadar kitap, anime tanıtımı falan yazasım da yok. Ben zaten her zam...