"Ama yetişkinlerin çok azı, bir zamanlar kendilerinin de çocuk olduğunu ve bir çocuğun nasıl yaşadığını, nasıl çalıştığını, nasıl oynadığını ve neyi sevip sevmediğini anımsar."
Bu ayki yazım gecikti, okuma konusunda pek hızlı değilim bu aralar. Ağustos ayının teması Latin Amerika ya da seçkin yazarlar ve yönetmenler. Ben Nobel edebiyat ödüllü Hermann Hesse'nin Masallar adlı kitabını seçtim.
Kitap çok sayıda masaldan oluşuyor. Yazarın anlatımını ve çeviriyi beğendim. Birbirinden ilginç masallar insanı farklı dünyalara sürüklüyor adeta. Bazıları çok akıcı ve bir çırpıda okunurken bazıları fazla durağan geldi bana. İçlerinde pek sevemediğim birkaç masal olsa da çoğunu sevdim ve okuduğuma memnun oldum. Betimlemeler ve karakter tahlilleri çok iyiydi. Yeşil kapağı da kitabın doğanın bir parçası olduğunu düşündürdü hep bana. :)
Buradaki masallar daha çok büyüklere hitap ediyor ve alışılmışın aksine pek de mutlu sonla bitmiyor. Okurken bazı karakterlerle ben de sürüklenip gittim. Yeri geldi çirkin cüceyle birlikte çaresizliği ve öfkeyi hissettim, yeri geldi Augustus'u tutup kendine gelmesi için silkelemek istedim. Başka bir gezegenin kralına barış için çözüm önermeye çalışan gençle birlikte içime hüzün düştü. Ozan Han Fook ile seslerin izinde kaybolup gittim. Iris'in Anselm'e verdiği naif görev gözlerimde bir ışıltının belirmesine sebep oldu.
Masallar her ne kadar hayali olsa da gerçekçi yanları da vardı, güzel mesajlar içeriyordu. Uzun zaman önce yazılmasına rağmen güncelliğini koruyor, zamanımızın pek çok sorununa değinmiş yazar. Masallara farklı bir bakış getiren, insanı düşler aleminde yolculuğa çıkaran bu kitabı herkese tavsiye ederim. :)