22 Mart 2026 Pazar

Romanov Komplosu (Kitap)

 



Kitap son Rus Çarı ve ailesinin infazını konu alıyor. Gerçeklerden yola çıkarak yazılan roman dikkat çekici. Araştırmacı Laura geçmişin sırlarını öğrenmek adına uzun bir yolculuğa çıkar. O günkü toplu infazdan sağ kurtulan oldu mu? Bu sorunun cevabını bulmak hiç kolay olmayacaktır.

Kitabı okuyana kadar bu aileyi bilmiyordum açıkçası. Tarihte yazılanlar bize çok uzak bir geçmiş gibi gelse de okurken o dönemin sorunlarını hissedebiliyorsunuz. Kanlı dönemin acımasız yüzünü yazar iyi yansıtmış. Anlatımını güçlü buldum, bu da karakterlerin gerçekçiliğini artırmış. Okurken ne kadarı kurgu ne kadarı gerçek acaba diye düşünüyor insan. Birbirinden çok farklı insanın kesişen hayatları ve Çar ailesini kurtarma girişimlerini merakla okudum. Bazı durumlar adeta pamuk ipliğine bağlıydı ve kitabın sonlarına doğru o gerilim hissediliyor. Finalin nasıl olacağını merak ediyordum ve o infaz sahnesi beklediğimden daha üzücüydü. İnsanlar neden hep bu kadar kötü olmak zorunda? Yeni bir şey yaparken eskinin hatalarına düşmek tamamen akıl dışı. İnsan bir şeye bağlanmadan önce vicdanını ön planda tutmalı. İnsanlıktan çıkmanın bu kadar kolay olduğunu görmek üzücü.

Masum yüzlü insanlar tarafından yapılmış o kadar çok zulüm var ki, diye düşündü.

Sanki odadaki herkes bir şeyler olacağını hissediyor ama ne olacağını kestiremiyordu. Yoksa bu duygu sadece düş ürünü mü?

"Devrim, devrik Çar Nikolay Romanov'un halkına karşı sayısız suç işlediğine ve kurşuna dizileceğine karar verdi."

"Bir düşünün. Bütün o ateşten sonra, her yer kana bulanmışken, korkunç bir kargaşa yaşanmış olmalı. Havadaki barut dumanı yüzünden soluk alınamıyor, kan ve vücut sıvıları odanın zeminini kaplıyor..."


15 Mart 2026 Pazar

Neler yapıyorum

 

Bu aralar yoğun geçiyor günlerim. Sonunda aylardır ertelediğim göz doktoruna gidebildim. Bir süredir gözlüğe rağmen daha bulanık görmeye başlamıştım. Dereceler artmış, astigmat da eklendi. Doktor yakına çok odaklanmışsın günde 4 5 saat kitap mi okuyorsun dedi. Kitap da okuyorum ama daha çok telefondan anime/dizi falan izliyorum diyemedim tabi. 😅 Kitap okurken gözlüğünü çıkarma dedi, farkında olmadan kitabı, teli fazla yakın tutuyorum gözlüğü çıkarınca. Bu vesile ile sinirimi iyice bozan gevşemiş gözlük çerçevesini de değiştirmeye karar verdim. 

Bayram yakın diye temizlik yaptım, kardeşim ziyarete geldi. Henüz yıllık iznim yok, o geldi artık. Birlikte bayram alışverişi de yaptık. Bir şey anlamadan haftasonu da geçip gitmiş oldu. :)

Günlük rutinlerim biraz sekteye uğradı ama olsun, devam edeceğim. Romanov Komplosu'nu okumaya devam ediyorum. Sonlara yaklaşırken acaba aileye ne olacak diye merak ediyorum. Gerçi gerçekte de aileye ne olduğu hakkında şüpheli durumlar varmış. Kardeşim evden istediğim kitapları da getirdi, yavaş yavaş hepsini okurum artık. 

Yine bir Kore dizisine başladım. Geçenlerde yazdığım Weak Hero dizisindeki başrol çocuğun tarihi dizisine başladım. Çocuğun garip bakışları burada da devam ediyor, ya da bana öyle geliyor bilmiyorum. 😅 Love Song for İllusion dizinin adı.

Ve tabii pek sevdiğim Jujutsu Kaisen animesinin 3.sezonu geldi. Zaten sinemada sezonun başını izlemiştik. İlk dikkatini çeken görselliğin bayağı değişmesi oldu. Teknikler o kadar farklı geldi ki alışmak zaman alıyor ama ortaya mükemmel bir iş çıkmış gibi de hayran bırakıyor. Aksiyon sahneleri bundan iyi nasıl yansıtılabilirdi bilemiyorum. Olumsuz düşündüğüm tek yan ilk iki sezondaki samimi ruhu burada hissedemiyorum. Bu kasıtlı yapılmış olabilir, çünkü yaşanan o kaostan sonra herkes değişti. Megumicim hariç, insan gram değişmez mi? 😅 Canım arkadaşım ile muhabbetime de yansımıştır Megumi taraftarlığım. Bana bu kadar benzeyen karakter görmedim. 😎😆 (Not: Gojo'nun yokluğu fazlasıyla hissediliyor. 🥲 ) 








Nisan Yağmurları

  Merhabalar, hayatın akışına kapılıp burayı unutuyorum bazen. :) Eskisi kadar kitap, anime tanıtımı falan yazasım da yok. Ben zaten her zam...