Jujutsu Kaisen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jujutsu Kaisen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mayıs 2024 Çarşamba

Jujutsu Kaisen 9.Cilt (Manga)

 


 Normalde pek manga almam ama bazı sevdiğim bölümleri hatıra olsun diye alıyorum. Manganın bu cildinde Satoru Gojo'ya dair en sevdiğim kısımlar (Animesinde 2.sezonun ilk bölümlerine denk geliyor) yer alıyor. Gojo'nun öğrenci olduğu yıllara gidiyoruz.

 Bu kez doğrudan bu sayı hakkında tanıtım yapacağım. Gojo anlatmaya doyamadığım bir karakter olduğundan biraz kafanızı şişirebilirim. 😅 (Jujutsu hayranları içinde bile Gojo'yu çekemeyenler, Sukuna'nın tarafını tutanlar çok olduğu için inadına onu abartasım geliyor benim de. Ana karakterden çok daha ilgi çekici, nitelikli olup da bu kadar göz ardı edilen -hem animedeki karakterler, hem yazar, hem de bazı izleyici/okuyucu kitlesi tarafından- bir karakter daha görmedim.) 

 Bu sayıda Gojo'nun şimdiki hale nasıl geldiğini, düşünce yapısındaki değişme ve gelişmeleri görüyoruz. Kendisine ve yakın arkadaşı Geto'ya bir kızı koruma görevi verilir. Gojo'da üstün yeteneğinin getirdiği bir rahatlık vardı. Geto ise ayakları yere daha sağlam basan biriydi ve gerektiğinde Gojo'yu frenliyordu. Görev sırasında ise bazı terslikler yaşarlar. Her şey Megumi'nin (bilmeyenler için Megumi şimdiki zamanda Gojo'nun öğrencisi) babası Toji'nin bu görevi sabote etmesiyle başlar.

 Toji diğer jujutsu büyücülerinden farklı olarak lanet enerjisine sahip değil ama neredeyse hepsini yenebilecek üstün bir güce sahip. Onu hor gören, en güçlü jujutsu ailelerinden olan Zen'in ailesini terk edip kendi kafasına göre yaşamaya başlamıştır. Şimdi karşısına özel yetenekli Gojo ile çarpışma ve kendini tatmin etme fırsatı çıkmıştır. Uzun yıllar sonra ilk kez Gojo ailesinden biri hem Altı Göz ile hem Sınırsız tekniği ile doğmuştur. 

  Çeşitli stratejiler yapan Toji ansızın saldırıya geçer. Sahip olduğu lanetli aletle Gojo'ya bile karşı koyar. Onun tüm açıklarını kullanan Toji Gojo'ya ağır hasar verir, bu da sonun başlangıcı olur.




 Hayatta kalma iç güdüsü ile gücünün sınırlarını bir kez daha aşan Gojo bir üst seviyeye yükselir. Tüm bunun getirdiği kafa karışıklığı onu bir süre etkisi altına alır, kendini adeta kutsanmış biri olarak görür. Bu andaki ruh hali, kendinden geçişi (delicesine davranışlarının hemen ardından gelen mutlak durgunluk, hafiflik, özgüven) animede çok daha iyi yansıtılmıştı. Gülüşündeki çılgınlık, bulutların üstünde süzülüyormuşçasına gelen rahatlık, kusursuz gözlerinin sağladığı sonsuzluk hissi... Karanlık renkler yerine parlak güneş ışığının kullanımı da onun dünyayı algılayışı olarak güzel düşünülmüştü.







  Tüm olan bitenlerden sonra Gojo kaçınılmaz sona sebep olanları ortadan kaldırmaya niyetlenir. Geto bunun anlamı olmayacağını söyleyip onu durdurur. Bu andan sonra Gojo her şeyi oluruna bırakırken düşünceler Geto'nun kafasını kurcalar. Geto bir iç hesaplaşma yoluna gider ve hiçbir şey eskisi gibi olmaz bir daha. Sonuç olarak Gojo'yu durduran Geto büyük değişimi esas kendi yaşayıp herkesten kopar. 



 İkisinin dostluğu seride en güzel olan şeylerden biriydi. Ancak farklı seçimlerin bu güzel dostluğu kökten parçalamış olması üzücü. Gojo'nun her şeye rağmen dostuna kıyamaması ve onun üstünde güç kullanmaması da aslında gerçek hislerini gösteriyor. 

 Mangada güncele dönüp birkaç şey daha söylemek istiyorum. Olanlardan sonra çok az kişinin Gojo adına üzüldüğünü görüyoruz. Çoğu karakter Gojo'yu ulaşılmaz seviyedeki bir güç, silah olarak görmüş belli. Onun da insan olduğunu, hisleri olduğunu unutup farklı plan hazırlıklarına girişmeleri aslında kendileri ile Gojo arasına koca bir duvar ördüklerini gösteriyor. Her ne kadar Gojo bunu ciddiye almamış gibi görünse de bence durum bayağı trajik. Sanırım o da artık kendine insanların ona baktığı gözle bakıyordu. Sonuçta Yuta'nın (Gojo'nun öğrencilerinden) onun adına çok endişeli olması anlamlıydı benim için. En azından onu gerçekten anlayan, önemseyen birileri var diye düşündüm. Yuta'nın yapmaya hazırlandığı şey Gojo'nun çabalarını boşa çıkarmamak adına büyük bir hamle bence. Yuta Jujutsu Kaisen filminde izlediğimden beri en sevdiğim Jujutsu karakteriydi. Böyle nazik ve hisli genci boşuna sevmemişim. Ve tüm olanlara bakınca artık Gojo ve Yuta'yı eşit derecede sevdiğime karar verdim. Megumi 3.sıraya düştün maalesef, yapacak şey yok. 😅 Manga hâlâ devam ettiği için ben başka bir muhabbet açana kadar görüşmek üzere. Şimdilik bu kadar gevezelik yeter. :))

 

29 Aralık 2023 Cuma

Jujutsu Kaisen 2. Sezon (Anime)

 


 İlgiyle takip ettiğim animenin 2. sezonu yeni bitti. Çok gecikmeden 3.sezonun çıkmasını istiyorum da iki yılı bulur galiba. 🙄

 Paylaştığım Bir Karakter Meselesi serisinde karakterlere değindiğim için genel olarak konuyu anlatayım. Sezonun ilk birkaç bölümünde, Jujutsu Koleji'nin hocası ve en güçlü Jujutsu büyücüsü olan Gojo'nun ergenlik dönemlerine yer veriliyor. Nasıl daha güçlü hale geldiğini, yenilmez oluşunun hayatında ne gibi değişikliklere yol açtığını görüyoruz. Gojo o zamanlar fazla neşeli ve hayat dolu, tabii ilk darbeleri yedikten sonra biraz değişiyor. Şimdiki korumacı hali ve çabası da o dönemlere uzanıyor bence. En yakın arkadaşı olan Geto ile yollarının ayrılması aslında olumsuzlukların başlangıcı olmuş bir bakıma. Önceleri daha sorgulayıcı, eleştirel olan Gojo iken yaşananlar neticesinde ve onun Geto'ya sorduğu sorularla esas değişimi yaşayan Geto oluyor. Tabii bu değişimi tetikleyen başka şeyler de var. 

  Sezonun sonraki bölümleri genel olarak karanlık ve karamsar geçiyor. Dünyaya farklı pencereden bakanlar, bazı şeyleri kabullenemeyenler kendi emellerini hayata geçirmek için büyük bir plan yapıyor. Tabi bunun için öncelikle Gojo'nun etkisiz hale getirilmesi gereklidir. Bu yüzden pek çok insanın hayatını tehlikeye atmaktan çekinmezler. Shibuya İstasyonunda insanlar rehin alınır, durumu öğrenen Gojo ve diğer jujutsu büyücüleri olay yerine intikal eder. Planın geniş çaplı düşünülmesi ve beklenmedik aşamaları bizimkileri hazırlıksız yakalar. İlerleyen bölümlerde pek çok karakter savaşmak zorunda kalır, kayıplar verilir.

 Ana karakterimiz İtadori ilk sezondan beri lanetler kralı Sukuna'nın taşıyıcısıydı. Burada bir şekilde serbest kalan Sukuna'nın semtte estirdiği dehşeti görüyoruz. Sukuna için o an bir kişi hariç kimsenin canının kıymeti olmadığından verebileceği en fazla hasarı verip aradan çekilir. İtadori suçluluk hissettiği için yaşadığı ruhsal çöküşün ardından toparlanmaya çalışır. Aksi gibi kötü olaylara da hep o şahit oluyor.

 Anime filminden sonra kaç bölümdür görmeyi beklediğim Yuta da tam sezon sonunda karşımıza çıkıyor, hem de aldığı beklenmedik kararla. Yine her zamanki gibi nazik ve düşünceliydi. ☺️

 Pek çok şey yarıda kaldı, bazı karakterleri yaşanan olaylardan sonra bir daha göremedik, kimilerine ne olduğu belirsiz, bir an önce üçüncü sezonun gelmesini istiyorum. 😊 Fırsat bulduğum anda mangasından devam edeceğim. Zaten çoğu önemli şeyi öğrendim önceden. Yine de okuyup detayları bilmek güzel olacak.

 Çizimleriyle, akıcılığı, müzikleri, olay örgüsü, ters köşeleriyle bu sezonu çok beğendim ben. 🤗 Bu sezonda Choso'yu çok sevdim, ilginç ve renkli bir karakter. Nanami'ye daha fazla yer verilmesi de, onu tanımamız adına çok iyi olmuş. Zaten ilk sezonda da severdim onu. Seride gereksiz olduğunu düşündüğüm bir iki karakter de vardı ya neyse. Her şey istediğimiz gibi olmuyor işte. :) (gifler: tenor.com) spoiler içeriyor gifler




Ergen Gojo vs Toji (Megumi'nin babası)


 Shibuya İstasyonundan bir kare (Gojo'yu böylesine yoran hayat bize ne yapmaz. 😅 )




 Megumi vs Toji (Süper hızlı ve güçlü babaya tavşanlarla saldırmak 😅😆)



 Bu nasıl güç, nasıl cesaret? Megumi'nin bile isteye kendi ayağına sıktığı an...





 Sukuna ve gücü... (ona yürüyen doğal afet diyorum) 


 2. sezonun giriş parçası da çok iyi. Ne kadar spoiler içeriyormuş meğer, tabi bölümleri izledikten sonra anlıyoruz neyin kastedildiğini.



Pir-i Lezzet (Kitap)

  Kitap oldukça ilgimi çekti. Hikaye bir beyin konağında verilen ve saraydan önemli isimlerin teşrif ettiği bir ziyafetle başlıyor. Sofrada ...