Gün batımı ayrı güzel bu şehirde. Akşamları yürümeyi seviyorum. Babamla sahile indik ve fotoğraf çekmek için hafifçe suya girdim. Dalgalar bir gelince neredeyse dizime kadar ıslandı kıyafetim. "Baba hava kararınca dönelim eve, rezil olmayım millete" dedim. Tabi babam o sırada taş, deniz kabuğu falan topladığı için pek takmadı beni. Neyse onun da bol bol fotoğrafını çektim. :) Güneş batana kadar güzel havanın ve manzaranın tadını çıkardık. En iyi yanı buranın evime çok yakın olması. Sıkıldıkça çıkıp gidebilirim.
Sahildeki kafeleri seviyorum, biraz uzak kalıyor ama oraya kadar yürümek keyifli. Kahveleri de güzel gerçekten, havanın bulutlu olduğu ana denk gelince de rahatça oturabildik. Yaşamak için güzel bir yer Giresun, insanlar kıymetini bilmiyor. Şu kahveyi içerken bile kısacık anda tatile çıkmış gibi huzurlu hissettim. :)
İş yerimin bahçesinde oturmuş çay keyfi yaparken. Güzel, küçük bir bahçemiz var. :)
Henüz çoğu yeri keşfetmedim, yakın yerleri ve komşu illeri görmek için sabırsızım. En büyük şansım burada benim gibi gezmek isteyen arkadaşlara sahip olmam. Birlikte bir şeyler yapabiliriz. Memlekette o imkanı bulamıyordum, zaten her şeye karışan akrabalar bir rahat da vermezdi biz de gelelim diye. Çalışmak da büyük nimet gerçekten, kendi kararlarını alabilmek çok güzel. Uzun yıllar işsiz kaldığım için maddiyatı düşünmeden bir şeyler yapabilmenin kıymetini çok iyi anlıyorum. Annem de gençken ne kadar gezersen o kâr diyor. Her zaman tutumlu biri oldum ama artık bencilce davranmak istiyorum. :) Zamanında çok şeye sabrettim, alttan aldım. Anne baba dışında kimse anlamıyor zaten, onlar da fazla abartılı, dramatik davranıyor. Şimdi sadece kendime odaklıyım, beklentilerden uzak yaşamak en iyisi. Bu şehir benim için güzel bir başlangıç oldu çok şükür.




