19 Ağustos 2026 Çarşamba

Vakit Geçirmece

 



Bugün hava çok güzeldi, güneşi görünce hava alayım ve tabii gün batımını izleyim dedim. Fazla insan da olmayınca keyif aldım. Dalgaların sesini dinlemek huzur veriyor insana. İçinden geldiği gibi takılmak ne güzel, eskiden yürüyüş yapmak bile gözümde büyür zaman kaybı gibi gelirdi. Şimdi akışa bıraktım kendimi, biraz gevşemek lazım. Kontrolcü yapım nereden geliyor bilmiyorum ama artık bunu aşmaya çalışıyorum.


Fırtınaışığı Arşivi serisinin ilk romanını okuyorum. Beklediğimden güzel yazarın dili, kurguyu da sevdim. Kalın olduğu için henüz bitiremedim ama karakterleriyle de oldukça ilgimi çekti. Farklı bir dünyaya giriş yapmak güzel. İlk kitap olduğu için detay biraz fazla ama karakterlerin derinlemesine ele alınmasını sevdim. Şimdilik Kaladin favorim, potansiyelini göstereceği ve kendini bulacağı anı merakla bekliyorum. Seriyi tamamlar mıyım bilmiyorum ama devam etmek istiyorum. Beklentiler konusunda tam da düşünceme uyan o alıntı: "Ama beklentiler kaliteli tabaklar gibidir. Ne kadar sıkı kavrarsan o kadar kırılmaya meyillidirler."

When Life Gives You Tangerines son başladığım Kore dizisi. Dram ağırlıklı o yüzden hızlı ilerlemiyorum. Fakirlik, aile, sorumluluk ve bağlar üzerine bir dizi. Erkek ana karakter çok duygusal ve kadın başrole çocukluğundan beri destek oluyor. İkisi zıt karakterler gibi görünse de çok mücadeleci insanlar, herkes üstüne düşeni zor şartlara rağmen yerine getiriyor. Erkeğin bu kadar duyarlı ve duygusal olması biraz ütopik geldi. Yaşadığı toplumun geleneğine ve aile baskısına rağmen eşini el üstünde tuttu. Elalemin ne diyeceğini umursamadı hiç. Diziyi azar azar izlesem de sonu nereye varacak merak ediyorum. 

Buranın mavi çiçekleri çok hoşuma gidiyor ya. Ortancaların rengi toprağın ph seviyesine göre değişirmiş. En sevdiğim renk olduğu için baktıkça bakasım geliyor. :) 





9 Ağustos 2026 Pazar

Gün Batımı

 


Gün batımı ayrı güzel bu şehirde. Akşamları yürümeyi seviyorum. Babamla sahile indik ve fotoğraf çekmek için hafifçe suya girdim. Dalgalar bir gelince neredeyse dizime kadar ıslandı kıyafetim. "Baba hava kararınca dönelim eve, rezil olmayım millete" dedim. Tabi babam o sırada taş, deniz kabuğu falan topladığı için pek takmadı beni. Neyse onun da bol bol fotoğrafını çektim. :) Güneş batana kadar güzel havanın ve manzaranın tadını çıkardık. En iyi yanı buranın evime çok yakın olması. Sıkıldıkça çıkıp gidebilirim.


Sahildeki kafeleri seviyorum, biraz uzak kalıyor ama oraya kadar yürümek keyifli. Kahveleri de güzel gerçekten, havanın bulutlu olduğu ana denk gelince de rahatça oturabildik. Yaşamak için güzel bir yer Giresun, insanlar kıymetini bilmiyor. Şu kahveyi içerken bile kısacık anda tatile çıkmış gibi huzurlu hissettim. :) 



İş yerimin bahçesinde oturmuş çay keyfi yaparken. Güzel, küçük bir bahçemiz var. :) 
 


Henüz çoğu yeri keşfetmedim, yakın yerleri ve komşu illeri görmek için sabırsızım. En büyük şansım burada benim gibi gezmek isteyen arkadaşlara sahip olmam. Birlikte bir şeyler yapabiliriz. Memlekette o imkanı bulamıyordum, zaten her şeye karışan akrabalar bir rahat da vermezdi biz de gelelim diye. Çalışmak da büyük nimet gerçekten, kendi kararlarını alabilmek çok güzel. Uzun yıllar işsiz kaldığım için maddiyatı düşünmeden bir şeyler yapabilmenin kıymetini çok iyi anlıyorum. Annem de gençken ne kadar gezersen o kâr diyor. Her zaman tutumlu biri oldum ama artık bencilce davranmak istiyorum. :) Zamanında çok şeye sabrettim, alttan aldım. Anne baba dışında kimse anlamıyor zaten, onlar da fazla abartılı, dramatik davranıyor. Şimdi sadece kendime odaklıyım, beklentilerden uzak yaşamak en iyisi. Bu şehir benim için güzel bir başlangıç oldu çok şükür. 

Kitap Alışverişim

  Ne zamandır kitap sipariş etmemiştim. Birden esince şu kitapları aldım. Üsttekiler Fırtınaışığı Arşivi Serisinin devam kitapları. İlk kita...