"Onu neden bulmak zorundasın?" diye son kez sordu.
"Çünkü o benim arkadaşım."
Sevgili kitapkeşfinin hediye ettiği kitaplardan biriydi. Konusu farklı olduğu için ilgiyle okuduğumu söyleyebilirim. Beklediğimden çok daha güzeldi. 😊
Kitap aleksitimi (duygusal sağırlık) hastalığından muzdarip bir karakterin gözünden anlatılıyor. Doğduğundan beri hiç gülmeyen ve duyguları anlayamayan Yunjae herkesin dikkatini çekmektedir. Nerede nasıl davranacağını bilemeyen ve olaylar karşısında tepkisiz kalan biridir. Bu yüzden annesi ve ninesi onu bir süre eğitir, daha doğrusu yapması gerekenleri ezberletirler. Ancak genç yaşında bir başına kalan Yunjae bir şekilde yaşamını sürdürmeye, okuluna gitmeye devam eder. Günün birinde toplum tarafından dışlanmış, serseri Gon ile tanıştığında hayatında farklılıklar meydana gelir. İki zıt karakterin birbirini anlama süreci başlar.
Aleksitimi hakkında farkındalık oluşturan kitabı ilgiyle okudum. Yazarın akıcı ve sıkmayan anlatımı ile sayfalar su gibi akıyor. Karakterimiz farklılığı yüzünden çok yadırganıyor, ancak zaten hisleri olmadığı için bu duruma aldırmıyor. Onun gözünden dünyayı görmek güzeldi, bir şeyleri anlamlandırma çabasını dokunaklıydı. Özellikle son kısmı çok etkileyici buldum, değişik hislere büründüm. Badem benim için özel kitaplar arasında yerini aldı. Yazar kitabın sonundaki notunda bu iki karakteri nasıl oluşturduğunu ve hislerini de aktarmış. İyiki de yazmış böyle bir kitabı. 😊
Bense hissettiklerimi ifade edememekten ziyade öncelikle ne hissettiğimi tanımlayamıyordum.
Korkunun bilinmemesi, yüreklilik değildir.
Daha fazla insanla tanışıp, daha derin sohbetler ederek insanoğlunun tam olarak ne olduğunu öğrenmek istiyordum.

